Özgüven Eksikliği
June 30th, 2008Bir dünya markası var mı Türkiye’den çıkma? Dünyada Galatasaray dışında bilinen markamız var mı? Yoğurt var ama onun Türkçe kökeni olduğunu bilen yok. Döner Kebap var, lokum var, bir de dansöz. Sonuncusunun bizle alakası da yok aslında.
Bir Türk firması olsun ki, Sony gibi, Samsung gibi, Nokia gibi, Skype gibi bilinir olsun, özgün teknolojik ürünleri dünyada kullanılıyor olsun. Var mı bir örnek? Ben bilmiyorum, bildiğiniz varsa, isimlerini beklerim.
İşte bu olmayan Türk firmasının neden olmadığını konuşalım. Başka bir yazıda bunun olmama sebeplerinden birinin “mantıksız adam”ın sahne almamış olması olabileceğine değinmiştim.
Şimdi başka bir nedene bakalım. Özgüven eksikliği önemli bir neden. Bir girişimci, iki boyutta özgüven eksikliği yaşar:
1- Kişisel boyutta: kişi kendi hayatında ayağına dolanan konuları kesip atamamıştır. Bunların neler olduğuna girmeyeceğim, çünkü herkesin ayağına başka şeyler dolanır. Kişinin o dolanan ile ilgili kendi hayatında çalışma yapmış olmaklığı lazımdır.
2- Ulusal boyutta: memlekette özgüven eksikliği vardır. Herkes başkasından bekler dünya çapında işi, önünde örnek yoktur kişinin. Bir abi yoktur elden tutacak. Vehbi Bey’in anılarına bakarsın, aa, onun da ayağına dolananları görürsün, oradalardır. İsmet İnönü 1973’de ölmeden az evvel, Vehbi Bey’den uçak motoru yapmamızı talep eder (Can Dündar’ın yayına hazırladığı Vehbi Koç II kitabından). Yani mümkünse… Mümkün değildir der öteki, biz 300 ile giden uçağı yapana kadar yabancı 900 ile gidenini yapar zaten.
Bu anlayışla hiç bir şey yapmak mümkün değildir ki. Her zaman ilk başlayan 300’dedir, kendisinden önce başlayan da 900’de. Hyundai de ilk arabasına Ford motoru koymuştu, hem de Anadol’dan daha sonra. Şimdi Anadol yok Hyundai var, hem de ülkemizde fabrikası ile. Nasıl yararız bu fasit daireyi? Mantıksız adam, absürd istek elinde çıkagelir. (Mantıksız adam ile zilzurna deliyi birbirine karıştırma problemi de var bu arada konuşmamız gereken)
Bizim iyi insanlarımız var, yabancı ülkelerde, oraların ekonomisi ve şartları içinde başarılı olmuşlardır. Onlar da çıkış yeri olarak buralıdır. Buradan gitmedir. Hamit Altıntop değillerdir, Nihat Kahveci’dirler. Onlara başka yazı lazımdır.